Eğitim Dersleri

Evcil Hayvanlar

Evcil Hayvan

EVCİL OLMAK DA ZOR!

Zaman zaman sokaklarda, ev yaşamına ve insana alışık olduğu her halinden belli olan bitkin, perişan kedi ve köpeklere rastlarız; genellikle yaşlı ve hastadır bu hayvancıklar. Yaşlandıkları, sahiplerini eskisi kadar eğlcndiremedikleri, artık onların “süksesine sükse” katamayacak kadar güzel olmadıkları için kapı dışarı edilmişlerdir. Böyle bir zavallıyla karşılaştığım zaman, insanlığımdan utanırım ben. Bence insanın yıllarca evinde beslediği bu sadık dostu kapı dışarı etmesiyle, yaşlanan annesini ya da babasını terk etmesi arasında hiçbir fark yoktur. İki yıl önce tanık olduğum ve anımsadıkça hâlâ gözyaşlarımı tutamadığım acıklı bir öyküyü size anlatmak istiyorum: “Belle Amie”nin öyküsüdür bu… Onu tanıdığım zaman, iyice yaşlanmıştı; 16 yaşındaydı, arka ayaklarını adeta sürüyordu. Ama yine de çok güzel bir Afgan tazı-sıydı. Canı gibi sevdiği sahiplerinin yanında salınarak yürüdüğü, sevilip okşandığı mutlu günlerin anılarıyla sarhoş çevreyi, kurşundan, tekmeden kurtarılmış sokak köpeklerinin barındığı çiftliğin dört bir yanını arşınladı, diğer köpekler önce ona havladılar. Sonra onun umursamaz, görkemli hali karşısında, bir çeşit saygı duydular. Çok geçmeden yaşlı, “Belle Amie”, çiftliğin maskotu oldu. Dilediği yere uzanıyor, yemekler dağıtılırken servis kaplarının üzerinden beğendiğini yiyordu. Hoş zaten yaşlı midesi çabucak doyuyordu, birkaç lokma ona yetip artıyordu. Zaten fazla hareket edecek mecali de yoktu; yılların yorgunluğu bir yana, sevdiklerinin hasreti yüreciğini dağlıyordu. Gözü hep kapıdaydı, bir araba sesi duysa bütün gücünü toplayıp kapıya seyirtirdi; ama tüm umutları boşunaydı. Hayvanları çok sevdiklerinden dem vuran sahipleri, onu ara sıra da olsa görmek zahmetine katlanmayı düşünmek bile istemiyorlardı. Bütün yaz böyle geçti. “Belle Amie”nin yorgun kalbi iyice teklemeye başlamıştı. Bir gün gidip boylu boyunca çiftlikteki metruk evin salonuna uzandı, kimbilir belki son deminde, kendini evinde sanıp ölmek istiyordu. Sahipleri yanında değildi; ama birkaç hayvansever dostu ve iyi yürekli bir veteriner onu hiç yalnız bırakmıyor, ipek saçlarını okşayıp ona “kalp takviyesi” yapıyorlardı. Ama artık her şey boşunaydı; “Belle Amie” kendisini seven dostlar arasuıda son nefesini verdi ve özenle gömüldü.

Lütfen, bizler gibi seven, acı duyan bu vefakar dostlara böyle acı bir sonu reva görmeyin siz de! Evinize aldığınız hayvanı bir eşya olarak düşünmeyin. Son anına kadar ona bakmayı göze alamıyorsanız, evinize hayvan almayın!.


Etiketler: , , ,

Yorum Yaz

Daha fazla Kategorisiz
Veterinerlik

Cumhuriyet kurulduğu zaman Türkiye'nin nüfusu 13 milyon, hayvan varlığı 23 milyon kadardı. Ülkede tek bir veteriner sağlık kurumu vardı. Hayvan...

Hayvanlar İle İlgili Sözler

 Atasözleri: Tilkiyi en iyi tavuk tanır. (Amerikan) Akrep hem sokar, hem bağırır. (Arap) Aslanın sırtına binersen, pençesinden sakın. (Arap) Balsız...

Hayavan Hakları Evrensel Bildirisi

HAYVAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİ 1. Tüm hayvanlar, eşit doğarlar vc eşit yaşama hakkına sahiptirler. 2. Tüm hayvanların saygı görme hakkı...

Kapat