Eğitim Dersleri

Osmanlıda Toprak Tarım ve Tımar Sistemi

TOPRAK, TARIM, ÜLKE

İnsan gerek yeme ve içme gerek doğanın olumsuz etkilerinden korunma adına topraktan hep yararlandı. Ekip biçmeyi, hayvanlarını evcilleştirmeyi öğrendi. Zamanla her türlü ihtiyacını karşıladığı toprağı ana gibi görmeye başladı. Toprak dinî inançlarda yer almaya başladı. Anadolu uygarlıklarında sıkça karşılaştığımız bereket ya da ana tanrıçalar heykelleştirildi. Orta Asya Türk mitolojisinde ise toprak ana “Umay”dı. Gök Tanrı’nm verdiği yağmurlarla sulanan toprak bitkileri, hayvanları ve insanları yaşatıyordu.

Günümüzde de aynı önemi taşıyan toprağın cömertliğini ünlü ozanımız Âşık Veysel’in aşağıdaki şiirini okuyarak öğrenelim.

Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude dolandım, boşa yoruldum. Benim sadık yârim kara topraktır.

Nice güzellere bağlandım kaldım. Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum. Her türlü isteğim topraktan aldım. Benim sadık yârim kara topraktır.

Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi. Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi Kazma ile döğmeyince kıt verdi. Benim sadık yârim kara topraktır.

Âdem’den bu deme neslim getirdi. Bana türlü türlü meyve yedirdi. Her gün beni tepesinde götürdü. Benim sadık yârim kara topraktır.

Karnın yardım kazmayınan belinen. Yüzün yırttım tırnağınan elinen. Yine beni karşıladı gülünen. Benim sadık yarim kara topraktır.

İşkence yaptıkça bana gülerdi Bunda yalan yoktur herkes de gördü. Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi. Benim sadık yârim kara topraktır.

Zamanla toplumlar verimli topraklara sahip olma ya da sahip oldukları toprakları genişletme çabası içine girmiştir. Bu da göçlerin ve savaşların yaşanmasına neden olmuştur. Elde edilen toprakların güvenliği, işlenmesi ve bol ürün elde edilmesinin sağlanması için tarih boyunca toprak yönetiminde değişik yöntemler izlenmiştir.

Babil Kralı Hammurabi’nin ünlü kanunlarına göre bütün toprakların sahibi olan kraldı. Kral bu toprakların kullanım hakkını bağışlayabiliyordu. “İlku” denilen bu sistemde araziyi alan kişi, arazisini evlatlarına miras olarak bırakamıyordu. Kral arazileri; savaşta yararlılık gösteren askerlere verilebiliyordu. Barış zamanlarında askerler ise bu topraklarda çalışıyorlardı.

Osmanlı Devleti’nde ülke ekonomisi tarıma dayanıyordu. O dönem itibariyle dünyadaki tüm ülkelerin ekonomisi büyük oranda tarımsal üretime bağlıydı. Çünkü henüz makine tanınmıyordu, sanayi yoktu. Osmanlı Devleti de tarım kaynakları ile asker yetiştiriyor, memurların maaşını veriyordu. Bu nedenle devletin toprağının tamamı israf  edilmeden değerlendirilmiştir.

Osmanlı Devleti’nde fetih yoluyla alınan topraklar devlete aitti ve miri arazi adını alırdı. Ailelere kullanım hakkının verildiği bu topraklara “çift” adı verilirdi. Çift alan aile her yıl vergisini ödemek zorundaydı. Aile reisinin ölümü sonucu toprakların kullanımı çocuklarına miras olarak kalabilirdi. Yalnız nedensiz olarak toprağını üç yıl işlemeyen aileden toprağı alınarak başka ailelere verilirdi.

Osmanlı Devleti’nde asker ya da devlet görevlilerine bazı topraklardan alınan vergiler verilirdi. Onlar da bunun karşılığında devlete hizmet ederlerdi. Devletin bu kişilere verdiği kaynağa dirlik (ikta) deniliyordu. Tımar sistemi olarak adlandırılan bu sistemde dirlikler yıllık gelirlerine göre üç kısma ayrılıyordu. Bunlar:

Has: Geliri en yüksek olan arazilerdir. Padişah, şehzade, vezirazam, vezir, divan üyeleri ve beylerbeyi gibi yüksek derecedeki memurlara verilirdi.

Zeamet: Subaşı, kadı gibi orta dereceli devlet memurlarına verilen arazilerdir. Tımar: Savaşta yararlılık gösteren komutanlara verilirdi.

Tımar sisteminin, devletin maliyesi açısından önemi büyüktür. Tımar sahipleri araziyi köylüye işletmek üzere verir, mahsulden ve köylünün şahsından devletin alacağı vergileri toplardı, Bu vergilerden kendi geçimlerini sağlar ve devlete asker yetiştirirlerdi. Yanda resmi görülen ve tımarlı sipahiler denilen bu askerler devletin asıl ordusunu oluştururdu. Bu sistem ile devlet hazinesine yük olmadan ordunun büyük bir bölümü beslenirdi. Aynı zamanda tımar sahipleri, bulundukları bölgenin güvenliğini de sağlardı.

Osmanlılarda devlete olan hizmetlerine karşılık bazı Müslüman ve Hrİstiyanlara topraklar verilmiştir. Bu kişiler kendilerine ait olan bu toprakları, isterlerse satabilir veya miras olarak çocuklarına bırakabilirlerdi Osmanlı Devleti’nde bu topraklara mülk topraklar   denilirdi. Ayrıca cami, medrese, hastane, bilim ve hayır merkezleri gibi kurumların ihtiyaçlarını karşılamak için vakıf arazileri belirlenmişti. Bu toprakların satılması ya da hediye edilmesi yasaktı.

Osmanlı Devletindeki tımar sistemi, bazı Türk ve İslam devletlerinde de kullanılmıştır. Abbasiler zamanında komutanlar, askerlerin masraflarına karşılık, kendilerine ikta olarak verilen yerlerin gelirlerini toplarlardı. Selçuklular bu sistemi geliştirdiler.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan Osmanlı Devleti’nde ikta usulü-î nün daha gelişmiş bir şekli olan ve tımar adı verilen sistemin uygulanmasına Osman Gazi’nin fetihleri ile başlandı. Fethettiği araziyi tımar olarak askerlerine dağıtan Osman Gazi, Karacahi sar’ı da oğlu Orhan Gazi’ye vermiştir. Osman Gazi tımarların sebepsiz yere sahiplerinden geri; alınmaması, tımar sahibinin ölümü hâlinde arazinin bu kimsenin oğluna verilmesi ve oğul küçük se hizmet edecek yaşa gelinceye kadar onun yerine hizmetkârlarının sefere gitmesi gibi şartlar  koymuştur.


Etiketler: , , , , ,

Osmanlıda Toprak Tarım ve Tımar Sistemi Kullanıcı Yorumları

  1. Adınız diyor ki:

    3 yıl nedensiz yere toprak işlenmezse başka aileye verilir ama bunun nedeni ne neden başka aileye veriliyor ?

Yorum Yaz

Daha fazla Bilgi Deposu, Kategorisiz
2013 DGS sınavı ne zaman yapılacak?

2013 DGS sınavı ne zaman yapılacak? 2013 DGS sınavına girecek öğrenciler başvuru tarihini dört gözle beklemektedir. ÖSYM'den yapılan akademik takvime...

Atatürk’ün Özlü Sözleri

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı boyunca söylediği sözlerin değeri her geçen gün artıyor. O sözler ki zamanla gerçek değeri...

23 Nisan Dans Müziği

23 Nisanda oynatabileceğiniz güzel bir müzik eşliğinde dans gösterisi. Dans örneğini görmek için Taare zamen filmindeki Bom Bole Bom Bole şarkısını sınıfta...

Kapat